Allez au contenu Allez à la navigation

Vücudunuzu kışın soğuğundan korumak için Atoderm
#SKINBODYGUARD
Cildinize özen gösterin ve BIODERMA’nın uzman tavsiyeleriyle kışı en iyi koşullarda geçirin
Bölümleri keşfetmek için göz atın
  1. Kasım
  2. Aralık
  3. Ocak
  4. Şubat
 
Bölüm 2
Çevrenin cildiniz üzerindeki etkileri

Cildin koruyucu özelliği yaşam koşullarımız nedeniyle kesintiye uğrayabilir. Güneş, soğuk, rüzgar, kirlilik, klima, klorlu ya da kireçli su… tüm bu çevresel faktörler cildin koruyucu bariyerinin etkinliğini bozan fizyolojik reksiyonlara sebep olabilir.

Cildiniz sizi nasıl korur ?

Cildin koruyucu işlevi esas olarak epidermisin en üst katmanına, boynuzsu katmana dayanır. Cildin yüzeyinden doğal bir dökülme süreciyle elimine olan ölü hücrelerden oluşan bu katman sürekli olarak yenilenmektedir. Cildin nem seviyesinin dengeli olmasını sağlayan, dışarıdan gelen suyu tutan ve büyük su kayıplarının önüne geçen bu boynuzsu katmandır. (bkz. 1. Bölüm)

Çevremizdeki koşullar zorlaşınca, örneğin kış soğukları başlayınca, bu katman görevini yerine getiremez hale gelir : nem kaybı artar, ölü hücrelerin dökülüşünde değişimler yaşanır, yanma hissi oluşur. Sonuç olarak cilt kurur ve rahatsızlık hissi başlar.

Dermatolog Görüşü
Dr. Isabelle Baratte, Hospices Civils de Lyon Dermataloğu

« Cilt kuruluğu rahatsızlık hissinden başlayıp gerginliğe, ardından da şiddetli kaşıntılara kadar uzanan bir dizi olumsuz hisse sebep olur. Bulunduğumuz dönemde, soğuk havanın geri dönüşüyle ilk vakalar muayenehanelere başvurmaya başladı. Bu vakalardaki pütürlü cilt, cildin tahriş olduğunu ya da zarar gördüğünü ve doğal yenilenme sürecinin kesintiye uğradığını gösteriyor. Bu belirtilerle karşılaşıldığında derhal müdahale edilmeli çünkü bunlar epidermisin su ve lipitlerle beslenmeye ihtiyacı olduğunun habercisi. »

 

Ürün önerilerimiz
ATODERM Krem

Kuru veya çok kuru cilde sahip yetişkin, çocuk ve bebekler için nemlendirici ve besleyici bakım kremi

YüzVücutYetişkinlerÇocuklarBebekler

Kuru ciltler için ideal duş ya da banyo suyu sıcaklığı 35°C’dir. Banyoda çok uzun süre kalınmamalıdır ; çünkü -kulağa tuhaf gelse de- bölgeden bölgeye değişen kimyasal içerikler sebebiyle su ciltte kuruluğa neden olmaktadır.
Evinizde cildiniz için en uygun ortamı gündüz 20°C, gece 19°C sıcaklık ve % 45 ila 55’lik bir nem oranıyla sağlayabilirsiniz.

Kısa notlar

Üzerinde fazla düşünmesek de cildimiz sürekli olarak kıyafetlerimizle temas halindedir ! Cilt kuruluğu yaşıyorsanız, özellikle teninize temas eden tekstil ürünleri için bazı önlemler alın. İşte size çevrenizdeki koşulları geliştirmek için bir başka yöntem !

  • Yeni nevresim, havlu ve kıyafetleri alerjenlerden arındırmak
    için kullanmadan önce yıkayın.
  • Pamuk ya da ipek gibi doğal ve
    yumuşak ürünleri tercih edin.
  • Tahrişe neden olabilen yünlü ve
    sert kumaşlardan kaçının.
  • Çok soğuk havalarda üst üste giyinin.
    Böylece hava kıyafet katmanları arasında dolaşabilir
    ve ısı dengesinin korunması kolaylaşır.

İngiltere’de yapılan bilimsel bir çalışma*
iş yerlerindeki iklimlendirmenin etkilerini ortaya koydu:

  •  Klimalı binalarda çalışan kişilerin % 16’sı kuru ciltli olduğunu
    söylüyor ve % 7’si de kaşıntıdan şikayetçi.
  • Klimasız ortamlarda çalışan kişilerin yalnızca % 5’i kuru
    cilde sahip ve % 3’ü kaşıntı yaşıyor.

* British Medical Journal – Sayı 289 / 8 Aralık 1984

Anket

Duştan sonra düzenli olarak nemlendirici bir bakım uyguluyor musunuz ?

İpuçları ve pratik öneriler

Nemlendirici bakım ürünlerini kullanmanın da bir yöntemi var ! Bunun için en doğru an duştan hemen sonrası. Cildinizi, tahriş etmemek için fazla ovalamadan kurulayın. Ürünün miktarını ayarlarken cimri davranmayın, her bölge için en az bir fındık büyüklüğünde ürün kullanın. Dizler, dirsekler, kolların arkası gibi sıklıkla kuruluk gözlenen riskli bölgeleri unutmayın…

 
BİR SONRAKİ BULUŞMADA

“KIŞIN ETKİLERİ”